Beni Koruyun!

Beni Koruyun

Şubat 12, 2009

deniz üstü köpürür


hayatımda yeni biri var; adı fatih. gönlü geniş, kalbi ferah, yüzü gözü aydınlık. ve fakat yazık ki beyni zayıf. karşı cinsin kıyısına yanaşamama gibi bir sorunu var. artık siz buna korkaklık mı dersiniz, beceriksizlik mi, tecrübesizlik mi bilemem. bildiğim bi tek şey var, o da bu fatih'in hem cinsleri gibi bir kıyıdan diğerine kuğu misali süzülebilmesi için daha kırk fırın ekmek yemesi lazım. hem fatih'in hem de beyninin.

bi de başka bir problem var ki; benim için en komiği o, fatih birilerinin oyuncağı olmuş, ama ne oyuncak! birileri fatih için yıllarca yalvarmış da ancak sahip olabilmiş gibi sürekli bir sakınma halinde. bundan birkaç hafta önce onu zorla yanaştırıldığı bir kıyıda şampuanlarla yıkanırken gördüm, bütün tazeliğini sergilercesine şehvetle uzatıyordu kollarını bacaklarını. dadılarına sordum, dediler ki henüz kıyıya yanaşmayı beceremediğinden üstünü başını kirletiyor, fiyakası bozuluyormuş. kenarda durup büyüklerini seyretsin de öğrensin diye kıyıya çekmişler. herhalde bu birkaç haftada işi kaptı ki hemen açıklara atladı.

ama işte o işler öyle kolay olmuyor fatihciğim! bugün eğer o ufacık dalgalarda mideciğim ağzıma geldiyse, sık sık ıslak montumla yanımda oturan yaşlı ve neredeyse -senin yüzünden- panik atak geçirmek üzere olan teyzeciğe yaslanıp ıslanmasına sebep olduysam, sen tintin gittiğin ve bir türlü o kıyıya yanaşamadığın için işine geç kalan insanlardan oluşan bir minik güruh kapıları zorlamaya kalktıysa senin daha gidecek çok yolun var fatihciğim. biraz tecrübe kazan, sonra görüşelim. ben uzunca bir süre göz koyduğun kıyılarda olmayacağım! canımı sokakta bulmadım! hadi.

* fotoğraf ido'nun sitesinden alınmıştır. fatih'in vesikalık fotoğrafıdır.

2 yorum:

Birinci Tekir Şahıs dedi ki...

Geçen pazar fırtınada Fatih miydi tam seçemedim, o olmasa da bir akrabasıyla Beşiktaş taraflarına düştü yolum. Malumunuz iki can... Fırtına... Pek şenlikliydi! Dönüş? Dönüşü hiç sormayınız, vapur ahalisi çalışmayınca tekneye bindim...İç nasıl dışa çıkar, insan "bir daha asla" nasıl der bizzat tecrübe ettim. İlginç olan tekne ve vapurların fırtınaya ve pazar gününe rağmen İETT'ye doluluk bakımından rakip olmalarıydı.

a.b. dedi ki...

@ tekir

nerede o eski vapur kaptanları diye dolandık durduk bugün vapur ahalisi olarak. onlar olsaydı pamuk gibi gidilir gelinirdi...

bi de sanırım tehlikeyi, macerayı seven bir yanımız var bizim. çaktırmadan ölümün kıyısında dolaşıyormuş gibi hissedip heyecanlanmayı seviyoruz :)