Beni Koruyun!

Beni Koruyun

Ocak 20, 2009

hop ki üç dört!

bi ara oyunculuğa heves etmiştim, uzunca bi süre de öyle heveskar çabaladım (heves konusunda itiraz hakkınız yoktur sayın tanıdıklar). ilk o zaman fark etmiştim bu sarhoşluk durumunu. içmeden (kuru ya da sıvı fark etmez), hiçbir şeysiz yani, apaydınlık bir kafayla sarhoş olabiliyorum. dünyanın en güzel hissi. uzun uzun ve ağır ağır içmişim gibi ince ince akıyor damarlarımda bu his, ne iç sıkıntım kalıyor ne hüznüm ne gerginliğim. ağzım kulaklarımda, gözlerimde çoktandır unuttuğum o parlaklık, sanırsın dünyanın en dertsiz insanıyım! bi de bu hissi uzun süre yaşamanın yöntemini de keşfettim, oyunculuk hevesim sağ olsun. atıyorum kendimi o hissin içine, dünya umurumda değil. kapatıyorum gerçekliğin kapılarını, kafamı dinliyorum. istediğim kadar sarhoşum, istediğim kadar gamsız, istediğim kadar mutlu! ama tabii bi yerde kesmem gerekiyor, iş güç hayat memat aile vs... sarhoş olabiliyorum, sarhoş kalabiliyorum da sarhoşluğumu dondurup canım istediğinde işler hale getiremiyorum bi türlü....

Hiç yorum yok: