Beni Koruyun!

Beni Koruyun

Mart 24, 2009

muhtarınızı seçerken!

ayaklarını sürüyerek geldiği evinin önünde on dakikadır dikiliyordu. çocukken birileri yeterince uzun süre ayakta durduğunda boyunun uzayacağını söylemişlerdi, bunu denemenin tam sırasıydı. acaba on dakikada kaç santim uzamıştı? etrafına bakındı, kapının çerçevesinde taa çocukluğundan kalma bir boy izine rastladı. ama bu onu çok da memnun etmedi, zira iz muhtemelen o beş yaşındayken alınmıştı. şimdi otuz beş yaşındaydı ve o ize tepeden bakıyordu, hem de bunca yorgunluğuna rağmen gevrek gevrek gülerek. kalp atışları göz kapaklarına uyup 'neyse!'yi vurmaya başlayınca anahtarını aramaya karar verdi. paltosunun sağ ve sol cepleri, paltosunun sol üstteki iç cebi, ceketinin cepleri, pantolonunun cepleri, çantasının cepleri.... Panik hali gitgide yayılıyordu, kalbi çoktan başı boş bırakılmış atlara binmiş dağları tepeleri aşıyordu, gözleri yuvalarından aşağı bangicamping yapmaya başlamıştı ki kapı açıldı. annesi gözlerini ovuştura ovuştura karşısında duruyordu. bungicampingten yorulan gözler yuvalarına döndü, kalbi atlardan indi kafesine girdi, panik hali yatıştı ama beklenen olmuyordu. anne kapının önünde koca bir kale duvarı gibi dikilmiş onu inceliyordu. gözlerinden biri diğerine izin verdi, izni alan göz anneye doğru flörtöz bir aç kapa gerçekleştirdi. anne bu flörte kağıda basılmış bir yüzü uzatarak karşılık verdi. kağıttaki yüz mahallenin yeni muhtar adayıydı, anne 'buna oy vereceğiz!' dedi, adam 'neden?' diye sordu, bir gözüyle de artık flörtöz olmayan bir aç kapayla destekledi bu soruyu. anne 'çünkü genç!' dedi. adam 'eee?' diye sordu. anne 'o kadar işte. gençler iyidir.' dedi. adam kağıda basılı yüzü eline aldı, incelerken yüz uzanıp adamı yanaklarından öpüverdi. adam yanaklarındaki tükrükleri silerken kağıda basılı yüz 'sadece genç değilim, aynı zamanda tutkulu ve hırslıyım. bu mahalleyi uzayın incisi yapacağım!' dedi. adam 'orada yer çekimi yok ama?' dedi buna karşılık. kağıda basılı yüz adamın omuzlarından destek alarak kendini dışarı çekti ve tüm özgüveniyle 'buradaki yerçekimini uzaya taşıyacağız!' dedi. adamın söyleyecek sözü kalmamıştı, kağıda basılı yüz arkasında bando takımıyla annenin sırtına binip sokağa çıktı. adam da bu sayede içeri girebildi. neyse ki henüz içerideki yer çekimine kimse dokunmamıştı...

2 yorum:

Journey to Orient dedi ki...

en iyi muhtar, henüz seçilmemiş olandır :) yerçekimsiz ortamda koltuğa da oturamaz ki insan...

kaldirimcocuklari dedi ki...

çok güzeldi =)