Beni Koruyun!

Beni Koruyun

Aralık 14, 2008

bunca zaman düşünmüş de bunu bulmuş gibi!

şimdi mesela cam önü teyzesi bi insansın. oradan hayata karışıyosun ama hayatı sana karıştırmıyosun. bi derdin var, ölmekten korkuyosun. e ama ecel bu, gelip elbet bi gün çalacak kapını. n'apacaksın o zaman? oturup hep bunu düşünüyosun, başka da bi derdin yok. belli ki ununu elemiş eleğini asmışsın. e yaş da gani gani ermiş kemale. n'apacaksın bunu düşünmeyip zaten di mi? herkesin derdi o, dünyaya nası yaparım da kazığımı çakarım? sen de düşüne düşüne sonunda bulmuşsun bi şey. kafan da fena çalışmıyomuş hani. nası demişsin zeki müren öldü ama hala yaşıyo -İÇİMİZDEEE!- ben de öyle olurum. şarkı söyleyemem ama yemek yaparım, hem de ne yemekler, parmaklarını yersin! oturmuşsun; hiç adı sanı duyulmadık, daha önce de yapılmadık bi yemek yapmışsın. böyle karşında duruyo yemek servis tabağında. bitti mi? oldu mu? bu mudur dünyaya çaktığın kazık? yok, daha bu kazığın imal edileceği ağaçcık. n'apacağız o zaman, alacağız bu ağacı iyice ucunu sivriltip uygun bi kara parçasına saplayacağız kiiii herkes görsün, öğrensin, dillere pelesenk olsun, bizim cam önü teyzesi de ölümsüz olsun. bundan sonrası o kazık hammaddesi servis tabağının selebriti dünyasına yolculuğudur ki, anlatmaya ömür yetmez.
ama mesela bi ev kadını başka nasıl ölümsüz olabilir ki?

Hiç yorum yok: